August 14, 2018

Aptullah Battal. İbnü–Mühennâ Lûgati (1934)

Aptullah Battal. İbnü–Mühennâ Lûgati (İstanbul nüshasının türkçe bölüğünün endeksidir). İstanbul: Devlet Matbaası, 1934, 106 [3] s.
 
Dosya türü: PDF
Dosya boyutu: 17.7 Mb

▶▶▶▶▶Bedava indir◀◀◀◀◀
🔽 Yandex 🔽

Tanıtım (Kaynak: TDV İA, 20. Cilt, s. 218219): 

    İbn Mühennâ (ar. ابن مهنّا; Tam adı: Ebü’l–Fazl Cemâlüddîn Ahmed b. Muhammed b. Hasen el–Hillî; ö. 682/1283) — kendi adıyla da anılan sözlüğüyle tanınmış Iraklı dil âlimi ve tarihçidir. Nisbesinden Bağdat ile Kûfe arasındaki Hille şehrinde doğup büyüdüğü anlaşılan İbn Mühennâ’nın ailesi ve öğrenim durumu hakkında kaynaklarda bilgi yoktur. Hayatına dair bilinenler, çağdaşı ve muhtemelen talebesi olan ve kitaplarından geniş ölçüde nakillerde bulunan Iraklı tarihçi İbnü’l–Fuvatî’nin (ö. 723/1323) verdiği sınırlı bilgilerden ibarettir. İbn Mühennâ Abbâsî Devleti’nin Moğollar tarafından yıkılışına şahit oldu (1258). Muhtemelen Bağdat’ta ve İlhanlı Devleti’nin merkezi Merâga’daki Dârü’l–ilm ve’l–hikme ve’r–rasâd’da resmî görevlerde bulundu. Zehebî, İbnü’l–Fuvatî’ye dayanarak Mühennâ’nın 682 yılı Safer ayında (Mayıs 1283) Bağdat’ta öldüğünü kaydeder. XIII. yüzyıl ortalarında bütün İlhanlı sahasında olduğu gibi Irak’ta da Farsça, Türkçe ve Moğolca önem kazanarak yaygın şekilde kullanılmıştır. İbn Mühennâ, Ĥilyetü’l–insân ve ĥalbetü’l–lisân adlı sözlüğünü bu ortamda kaleme almıştır. Eserin XIII. yüzyılın ikinci yarısında Merâga veya Bağdat’ta yazıldığı tahmin edilmektedir. İlhanlı Devleti’nin resmî dili Türkçe olmakla beraber kültür, idare, ticaret ve toplum hayatında Arapça, Farsça ve Moğolca’nın da kullanıldığını dikkate alan İbn Mühennâ eseri bu üç dilin belli başlı özelliklerini esas alarak Arapça yazmış, böylece devrinde bir ihtiyaca cevap verdiği gibi Farsça, Türkçe ve Moğolca’nın önemli kaynaklarından sayılan bir eser ortaya koymuştur. Bir mukaddime ile üç kısımdan meydana gelen sözlüğün İstanbul nüshasına göre (Arkeoloji Müzesi Ktp., nr. 1202) 5–111. sayfaları Farsça’ya, 113–310 arası Türkçe’ye, 311–371. sayfaları Moğolca’ya ayrılmıştır. Sözlüğün Türkçe kısmı “nevi” adıyla iki bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümde ses, şekil ve kısa etimoloji bilgilerine yer verilmiş, ardından yapım ve çekim ekleriyle isim tamlaması, zarflar ve edatlar işlenmiş, daha sonra fiil kip ve çekimleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde Allah’ın isimleriyle çeşitli ad grupları yirmi dört alt bölümde ele alınmıştır. 1563 ismin sıralandığı bu bölümün dizinini hazırlayan Abdullah Battal Taymas’a göre buradaki toplam kelime sayısı 2191’dir. Halk dilinden alınan malzeme ile maddî ve mânevî kültür unsurlarına geniş yer verilen eser özellikle Türk ve Moğol kültür tarihi açısından önemlidir. Sadece sanat ve ziraata ait Türkçe tabir ve adların sayısı 100’den fazladır. Eserden, XIII. yüzyılda karışık bir etnik yapıya sahip olan bu bölgede konuşulan Türkçe’nin başka unsurlarla da karıştığı anlaşılmaktadır. Müellifin “Türkistan Türkçesi” diye nitelendirdiği Hâkāniye (Kâşgar) Türkçesi ile “bizim memleket Türkçesi” dediği Azerbaycan edebî Türkçesine de yer verdiği eser, Azerbaycan Türkçesi’nin mevcudiyetini ve karakteristik özelliklerini belirtmesi açısından önemli olduğu kadar Türkmen lehçesinden bahsetmesiyle de dikkat çeker. Türkçe üzerine yazılmış ilk eserlerden biri olan İbn Mühennâ Lugatı’nın altı nüshası bilinmektedir. Bunlardan biri İstanbul Arkeoloji Müzesi Kütüphanesi’n-de (nr. 1202), üçü Oxford’daki Bodleian Library’de, biri Berlin Staatsbibliothek’te (nr. 60), biri de Paris Bibliothèque Nationale’dedir (Anc. fond Turc., nr. 208). İstanbul nüshasının Türkçe bölümünün dizini Abdullah Battal Taymas tarafından hazırlanmıştır.

1 comment: